16 Eylül 2013 Pazartesi

Bulgarlar,Türk dizilerinde 'aile'nin önemini öğrendi

Bulgar Nina Zapriamova, “Türkiye’de aile bağlarının güçlü olduğunu bilmiyordum.” diyor.
Aile bağlarımızın eskisi kadar güçlü olmadığını düşünmeye başlamıştık ki Araplar ve bilhassa da Bulgarlar, dizilerde bizim artık farkına bile varmadığımız ritüellere ‘kaybolmuş hazineler’ nazarıyla bakınca, bir nevi iman tazeledik. ‘Türk dizilerinde sizi etkileyen nedir?’ sorusunu yönelttiğimiz Bulgarlar istisnasız aynı cevabı verdi: “Aile fertlerinin yemeklerde bir masa etrafında buluşması.” Bizim için sıradan olan bu sahnenin orada neredeyse gözyaşlarıyla izlenmesi ne
garip! Filibe’de (Plovdiv) hem üniversite okuyup hem de bir otel restoranında çalışan Nina Zapriamova, “Türklerin güçlü aile geleneklerine sahip olduğunu bilmiyordum, çok şaşırdım. En fazla da aile ilişkilerindeki sıcaklıktan etkilendim. Her akşam sofrada toplanmaları ne güzel! Bulgaristan’da böyle bir manzara artık kalmadı.” diyor.





Ülkede her yüz çocuktan 56’sının evlilik dışı dünyaya geldiğini gösteren istatistikler Nina’yı doğruluyor yazık ki!
Bulgaristan’da gösterime ilk giren dizi ‘Binbir Gece’; ancak en sevileni ‘Yaprak Dökümü’… Nedeni malûm; aile bağlarının sağlamlığının ilkin bu dizide keşfedilmiş olması. Elbette dizide yuva çatırdamakta, kardeşler birbirine düşmektedir; ancak önemli olan o çöküşün kederinin de beraberce yaşanmasıdır. Nina, aile bireylerinin zor zamanlarda kenetlenmesinden, anneye ve babaya saygı gösterilmesinden, komşuluk ilişkileri ve bayram ziyaretlerinden de çok hoşlanmış. Burada enteresan olan bir nokta da yaşlıların bu dizileri daha özlemle izliyor olması. Nina’ya göre onlar daha üzgün; çünkü Türk dizilerinde rastladıkları, ihtiyarlara saygı göstermek, hâl hatır sormak, yardım etmek gibi bazı değerlerin zamanla yitip gidişine şahit oldular.
Filibeli Nina Zapriamova’nın ‘Turski seriali/Türk dizileri’ hakkındaki görüşlerine bir kez daha kulak verirsek, ilk meyveleri topladığımızı görebiliriz belki de. “Arka Sokaklar dizisi senaryo olarak Amerikan dizilerine benziyor; ancak Amerikalıları anlamak daha zor. Arka Sokak oyuncuları aynı bizim gibi şakalaşıyor. Aslında dilimiz ve dinimiz farklı; ama düşüncemiz sanki aynı.”

BULGARİSTAN TÜRKLERİ DİZİLER HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR?
Bir de Türk dizilerinin Bulgaristan Türklerinin imajına yaptığı katkı var ki onların hoşnutluğunu görünce ‘bizi dünyaya yanlış tanıtıyor bu diziler’ söyleminden bir parça şüpheye düşüyoruz. Bilhassa da Bulgarların gözünde çok daha ‘yanlış’ bir Türk imajı gördükten sonra… Bu kez Bulgaristan Türklerinden Özlem Tefikova’yı dinleyelim: “İlk önce ‘Binbir Gece’ dizisini izledik. Şehrazat büyülemişti herkesi. Türkiye’yi gelişmiş bir ülke olarak bilmiyorlardı, hatta ‘Dizideki o şirketler, evler, eşyalar Türkiye’de mi bulunuyor?’ diye soruyorlardı.” Özlem, Şumnu’daki Episkop Konstantin Preslavski Üniversitesi’nde gazetecilik eğitimi alıyor. Okulda Türk dizileri üzerine seçmeli bir ders var ve hocalarından biri bu diziler üzerine araştırma yapıyor. Vardığı kanaatleri kimi zaman Özlem’le de paylaşıyor tabii: “Dizileri araştıran hocam bir gün şöyle dedi: Fatmagül’ün Suçu Ne? dizisinden anlaşılıyor ki Türkiye’de adalete saygı gösteriliyor. Bunu Arka Sokaklar’da da görüyoruz. Aynı tip Amerikan dizileri de var; fakat onlar polisleriyle alay eder gibiler, Türkler ise polislerine karşı daha saygılılar.”

AKSİYON dergisi 
 ÜLKÜ ÖZEL AKAGÜNDÜZ

FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN HABERDAR OLUN