
Bulgaristan’da 1984 yılında Todor Jivkov liderliğindeki komünist rejimin Türk ve Müslümanlara yönelik asimilasyon politikaları sırasında, annesinin kucağında hayatını kaybeden 18 aylık Türkan Feyzullah, ölümünün 41. yılında Kızılağaç ilçesine bağlı Yoğurtçular köyünde düzenlenen törenle anıldı.
Anma programında konuşan Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, 1984 Aralık ayında başlatılan ve “sözde soya dönüş süreci” olarak adlandırılan asimilasyon kampanyasının Bulgaristan Türklerinin kimliğini, dilini, kültürünü ve inancını hedef aldığını vurguladı. Uyanık, “Bu zulüm politikaları, soydaşlarımızın varlıklarını inkâr etmeye yönelik sistematik bir baskı sürecine dönüştü” dedi.
Zorla isim değiştirme uygulamalarının toplumsal gerilimi doruğa çıkardığını belirten Uyanık, kimliklerini ve temel haklarını savunmak amacıyla barışçıl gösteriler düzenleyen Türk ve Müslümanların rejim güçleri tarafından kuşatma altına alındığını ifade etti. Uyanık,
“Kadın, yaşlı ve çocuk demeden göstericiler rastgele ateş altına alındı. Bu saldırılar sırasında henüz 1,5 yaşındaki Türkan Feyzullah, annesinin kucağında hayatını kaybederek direnişin en genç şehidi oldu” diye konuştu.
Türkan Feyzullah’ın katledilmesinin Bulgaristan Türklerinin kimlik mücadelesinin en acı sembollerinden biri haline geldiğini dile getiren Uyanık,
“On yıllar geçse de bu trajedinin acısı hafızalardan silinmeyecek” ifadelerini kullandı. Asimilasyon politikalarına karşı direnen birçok kişinin şehit olduğunu, bazılarının ise Belene Toplama Kampı’na gönderilerek ağır insan hakları ihlallerine ve işkencelere maruz kaldığını hatırlattı.
Konuşmasında 19 Mayıs 1989’da Cebel’de yaşanan barışçıl ayaklanmaya da değinen Uyanık, bu sürecin Bulgaristan Türklerinin özgürlük mücadelesinde kritik bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Uyanık,
“Cebel’de yakılan özgürlük meşalesi yalnızca Bulgaristan’da değil, Doğu Avrupa’daki komünist rejimlerin çözülme sürecinde de tarihin akışını değiştirdi” değerlendirmesinde bulundu.
Bugün Bulgaristan Türklerinin ülkenin eşit ve onurlu vatandaşları olarak siyasetten ekonomiye, sanattan spora, eğitimden bilim ve teknolojiye kadar birçok alanda önemli katkılar sunduğunu ifade eden Uyanık, bu tablonun şehitler ve gaziler sayesinde mümkün olduğunu belirtti. “Türkan Bebek’in ve demokrasi kahramanı soydaşlarımızın mücadelesinin gelecek nesillere aktarılması hepimizin ortak sorumluluğudur” diyen Uyanık, birlik ve beraberlik çağrısı yaptı.
Türkiye’nin her zaman Bulgaristan Türklerinin yanında olduğunu vurgulayan Büyükelçi Uyanık, konuşmasını “Türkan Bebek başta olmak üzere Bulgaristan Türklerinin destansı direniş mücadelesinin tüm kahramanlarını saygı ve rahmetle anıyorum” sözleriyle tamamladı.
.jpg)



