
Türkiye’nin ilk kadın jokeyi Bulgaristan göçmeni Zülfiye Bulut’un çocukluk yıllarında babasının atına duyduğu sevgiyle başladığı yolculuğu, “Zülfiye” belgeseli olarak ekrana yansıdı. Belgeselde Bulut ve ailesinin Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç etmelerine de yer verildi.
Yıllar boyunca erkek egemen bir camiada var olma mücadelesi veren Türkiye’nin ilk kadın jokeyinin hikayesi belgesel ile ölümsüzleştirildi. Atlarla kurduğu bağ sayesinde yarış dünyasına adım atan Zülfiye Bulut, azmi ve yeteneğiyle kısa sürede dikkat çeken bir jokeye dönüştü. Atçılık tarihine adını yazdıran Bulut’un yaşam öyküsü, tüm kadınlara ilham olacak bir belgesel filmine konu oldu.
Razgrad iline bağlı Kubrat şehrine bağlı Caferler (Sever) köyünde yaşayan Türk ailesi Şerife ve Hayri Bulut’un üç kız çocukları doğar. 1974 yılında dünyaya gelen Zülfiye Bulut, altı yaşında dedesinin atına binmeye başlayarak, Türkiye tarihine ilk kadın Jokey olarak adını yazdırmayı başarır.
Öğrenimine köyün Nikola Yonkov Vaptsarov İlkokulu’nda başlayan Zülfiye Bulut, 12 yaşında Vasil Markov Lisesi’nde Dikiş Bölümü’nde okurken köy meydanında yapılan at yarışlarına binici olarak katılmak ister ve babasına kendisine yarış atı alması konusunda ısrar eder. Zülfiye Bulut, sonunda bu isteğini gerçekleştirir ve babasının aldığı ‘Darling’ isimli İngiliz atıyla 1988 yılında yarışlarda yerini alır. Bulut, katıldığı 26 yarışın altısından birincilik, diğerlerinden de derece ile ödüller alır.
GERÇEK BİR HİKAYE
Atlarla kurduğu güçlü bağ sayesinde yarış pistlerine adım atan Bulut, zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmeyerek atçılık dünyasında kendi izini bıraktı. Yönetmenliğini Vakkas Aksu’nun yaptığı “Zülfiye” belgeselinin, proje koordinatörlüğü ve senaryosu Fatih Çalı imzasını taşıyor. Görüntü yönetmenliğini Melik Külekçi, içerik ve konsept danışmanlığını da Hakan Cantınaz yürütüyor. Mustafa Gözüm ve Kaan Onaylı’nın görüntüleriyle şekillenen yapım, gerçek bir hayat hikayesini etkileyici bir görsel anlatımla izleyiciyle buluşturuyor.
ZORUNLU GÖÇTEN HİPODRUMA
Belgesel, Bulut’un ailesinin Bulgaristan’dan Türkiye’ye uzanan göç yolculuğunu da ele alıyor. Bu yönüyle hikaye, Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç eden ve burada büyük başarı elde eden bir başka spor insanı Naim Süleymanoğlu’nu da hatırlatıyor. Şampiyonluklarıyla tarihe geçen Süleymanoğlu’nun hikayesi, göçün ardından yeniden kurulan hayatların başarıya dönüşebileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak hafızalarda yer aldı. Zülfiye Bulut’un hikayesi de benzer şekilde, göçle başlayan zorlu bir hayatın azimle nasıl bir başarı öyküsüne dönüştüğünü ekrana yansıtıyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü için hazırlanan ve ilk kez Tay TV’de yayınlanan “Zülfiye” belgeseli, D-Smart GO’nun içerik kütüphanesinde de yerini aldı
Kaynak: Hürriyet Gazetesi