![]() |
| Karadeniz, Türkiye’de okur kitlesinin ciddi şekilde genişlediğini ifade etti 📷 Nahide Deniz, BTA |
BTA’ya konuşan Karadeniz, edebi çeviriyi “iki edebiyat ve iki kültür arasında köprü” olarak tanımladı. Kırklareli doğumlu olan ve eğitimini İstanbul Üniversitesi’nde tamamlayan Karadeniz, çeviri serüveninin öğrencilik yıllarında başladığını anlattı. İlk çevirisini Yordan Yovkov’un “Yoldan Geçen” adlı hikâyesiyle yapan Karadeniz, daha sonra Aleko Popov ve özellikle Gospodinov’un eserlerine yöneldiğini belirtti.
Gospodinov etkisi ve yeni dönem
Karadeniz, “Doğal Roman”, “Hüzün Fiziği”, “Zaman Sığınağı” ve “Bahçıvan ve Ölüm” gibi eserlerin Türkçeye çevrilmesinin büyük ilgi gördüğünü söyledi. Özellikle Georgi Gospodinov’un 2023 Uluslararası Booker Ödülü sonrası Türkiye’de okur kitlesinin ciddi şekilde genişlediğini ifade etti.
“Türkiye’de Bulgar edebiyatına ilgi artık yeni bir evreye girdi. Yayınevleri kendi inisiyatifleriyle yeni eserler arıyor,” diyen Karadeniz, çeviri projelerinin sayısında da ciddi artış olduğunu vurguladı.
Karadeniz’e göre Bulgar edebiyatına ilgi 1930’lardan bu yana varlığını sürdürürken, en yoğun dönem 1960–1980 yılları arasında yaşandı. Bu dönemde ağırlıklı olarak toplumsal içerikli eserler çevrildi. Günümüzde ise edebî çeviri, iki ülke arasında kültürel etkileşimi güçlendiren önemli bir alan olarak öne çıkıyor.
“Çeviri sürekli bir öğrenme süreci”
Karadeniz, çevirinin yalnızca teknik bir aktarım olmadığını, aynı zamanda dil, kültür ve yazarla kurulan derin bir ilişki olduğunu ifade etti.
“Çeviri benim için bitmeyen bir öğrenme süreci” diyen Karadeniz, her yeni metnin farklı bir deneyim sunduğunu belirtti.
ERKEN SEÇİM
